SABETAYCILIK VE MASONLUK

Haziran 19, 2006

Masonluğun ikrara dayalı gizli örgütler içinde,tarih boyunca kendisinden ençok söz edileni olduğunu belirtmek herhalde onun değer ve önemini abartmak olarak görülemez.O kadar ki belkide hiç bir örgüte nasip olamıyacak bir kaderi vardır,hem doğuda ve hemde batıda etkili olmuş,pek çok ülkede siyasi,toplumsal ve ekonomik olaylardan sorumlu tutulmuştur(1)
Bilindiği gibi masonluk kökenini eski medeniyetlerden ve özellikle de ortadoğunun kadim kültürlerinden almış felsefi bir harekettir.Ana prensibi hiç bir ayrım gözetmeksizin üyeleri arasında dünya kardeşliğini sağlamaktır.Fakat her inanca açık olması,serbest düşünceleri desteklemesi(2) ve hiçbir etnik ayrım gözetmemesi nedenleriylede özellikle tek sesli kültürler tarafından dışlanmış ve adeta afaroz edilmiştir.Nitekim Türk milliyetçiliğinin de çok uzun bir süre masonluk ile uğraşması ve bunu bir tehlike olarak algılanmasınında temel nedeni bundan kaynaklanmaktadır.
Ondokuzuncuyüzyılda Osmanlı ülkesini etkisi altına alan milliyetçi ve özgürlükçü akımlarla beraber batılı kavramların imparatorluk içinde yaygınlaşmış olduğunu görmekteyiz.Fakat bu kavramların tartışılabilmesi herşeyden evvel bunları kavrayabilecek bilgi seviyesindeki insanların varlığı ile mümkün olacaktı.Bu da her açıdan devletin farklı kültürleri bünyesinde toplayan ve etnik olanın dışlanmayacağı kent merkezlerinde yenilikçi fikirlerin yeşermesine yol açacaktı.Üstelik böylesine bir siyasi merkezin baskıcı bir devlet yönetiminin otoritesinin giderek azaldığı bir noktada olmasıda çok daha özgürlükçü bir yapının varlığını da beraberinde getirecekti.İşte o yıllarda İmparatorluğun batıya açılan penceresi durumunda gözüken Selanik şehrinin hem başkentten uzak olması,hem bünyesinde çok sayıda etnik unsuru barındırıyor olması sonucunda çok önemli bir siyasi rolü üslenmesi belkide kaçınılmaz bir zorunluk olarak onu ortaya çıkarmıştır.
Osmanlı siyasasında bu yıllarda ortaya çıkan ve gelecekte imparatorluğun kaderini etkileyecek olan üç önemli örgütün -ki bunlar masonluk,ittihat ve terakki ile tarikatlerdir- de merkez üslerinin Selanik olması doğal bir sonuç olarak karşılanmalıdır.
Selanik’in bu farklı konumuna bir de merkezin kent üzerinde yeterince denetim kuramaması eklenince yaşanılan olayların boyutu bizleri şaşırtmamaktadır.Kent halkını oluşturan bulgarlar,yahudiler,müslümanlar ve bugüne kadar her zaman resmen varlıkları gizlenen sabetaycılar kendi aralarında birtakım birliktelikler oluşturmuşlardı.Milliyetçi akımların giderek yayıldığı dönemlerde yahudiler ve sabetaycılar adeta sudan çıkmış balığa dönmüşlerdir. Çünkü genel olarak Osmanlı Siyasal hayatında bu unsurlar diğer etnik gruplardan farklı olarak her zaman burjuvazinin temsilcisi olarak ticari egemenlik peşinde olmuşlar ve daima iç siyasi çekiş melerden uzak kalmışlardır.Fakat II.Abdülhamid yönetimine karşı giderek güçlenen ve milliyetçi karaktere sahip akımların bu topluluklar üzerinde de etkili olması kaçınılmazdı.Bu dönemde Sela- nik’te kurulan siyasi organizasyonlarda masonluğun özel bir ehemmiyeti vardır.Ordu ve tarikatlerin aksine müslüman olmayanların- da rahatlıkla kabul edildiği mason localar belki de Osmanlı toplumlarının demokratik ve özgür bir atmosferi yaşayabilecekleri tek kurum olarak karşımıza çıkmaktaydı.
Sabetaycılar Yahudilik ve Müslümanlık içinde tamamen kendine özgü dinsel karakterli bir hareket olduğundan her zaman ve her şekilde her iki topluluk tarafından da dışlanmıştı.19.yy a gelindiğinde sabetaycı teoriye bağlı üç cemaatin varlığı bilinmektedir. Karakaşlar, Kapan cılar ve Yakubiler( 2 ).Her üç cemaatte de Sabetay Sevi’nin radikal fikirleri etkin olmakta ise de bu yıllarda artık gençler arasında dinsel baskıların etkisiz kaldığı görülmektedir.O kadar ki İbranice hemen hemen kaybolmuş, İspanyolca ise giderek yerini Türkçeye bırakmaya başlamıştı (3). Bununla beraber yinede dış evlilikler yapılamadığı için cemaat üyeleri kan bağı olarak her zaman yahudi karakterlerini muhafaza etmekteydiler.
V.Murat’ın mason olması nedeniyle daha başlangıçta Abdülhamid bu teşkilata karşı soğuk yaklaşmaktaydı.1908 İhtilaline dek geçen dönmede belirli tarikatler(4),İttihat ve Terakki ile masonların eylemleri oldukça etkiliydi.Sabetaycıların da masonluğa intisap etmeleri Selanik’te kurulan localarda olmuştur.
Selanik kenti 20.yyın başlarına gelindiğinde fevkalade yüklü bir mason faaliyetine konu olmuştur( 5 ).Konsolosluklar tarafından korunmaları sayesinde de Osmanlı aydınlarının özgürlükçü hareketleri için korunma yeri durumundaydılar,kent sosyal yapısı itibariyle masonluğun yerleşmesi için her olanağa sahipti( 6 ).
Yüzyılın başında Selanik’te sadece İtalyan Grand Orienti’ne bağl Makedonya Risorta Locası mevcutken 1904 te Veritas,1906 da Labor et Lux,1907 de Philippos ve Persevencia localarının kurulduğunu görmekteyiz(7)Veritas Locası’nın 1904 teki tüm üyeleride museviydi(8) Bu durum aslında bize şunu göstermektedir,Osmanlı siyasi hayatında meydana gelen tüm çalkantılarda museviler tarafsız kalarak,devlet için bir sorun yaratmamışlardır.Fakat özellikle 1908 Meşrutiyeti öncesindeki otoriter idarenin varlığı ve meşrutiyet sonrasında ki İttihat ve Terakki Yönetimi’nin yol açtığı bunalımlar gerek musevileri ve gerekse aynı sosyo-kültürel özelliklere sahip olan sabetaycıları bir takım tenakuzlarla karşı karşıya bırakmaktaydı.Bu cemaatlerin üyeleri özellikle birkaç yabancı lisan konuşabilmelerinin de etkisiyle ticari ilişkiler kurdukları Avrupa ülkelerindeki gelişmişlik ve toplumsal farklılaşmayı görmekteydiler ve her yönüyle doğunun yüzlerce yıllık sefalet ve tembellik dolu yaşantısınında sonuçta bir çöküntüye yol açacağınında bilincindeydiler.Bu nedenlerden dolayıdır ki sabetaycı ve yahudi aydınlarının localarda yer alması bir kurtuluş ümidi aramak olarak telakki edilebilir.
Bu çalışma hazırlanırken ağırlıklı olarak Paul Dumont’un Fransızca olarak kaleme aldığı bir çalışmasından faydalanılmıştır (9),orada genel olarak mason localarının Türk üyeleri konusunda ki baz bilgilerin belki bilerek ve belki de bilmeyerek (10)çarpıtıldığı kanaatindeyim.Örneğin Veritas locasına ilişkin yer alan bir ifadede yazar “…Veritas Locası’nın müslüman üyelerinden en dikkat çekicisi,Selanik’in ileri gelen politika yazarlarından Fazlı Necip,kentin en iyi Türkçe gazetesi olan Yeni Asır’ın kurucusuydu(.11)1908 ihtilali sırasında İttihat ve Terakki komitesi tarafından Selanik’teki eylemleri ve propagandayı yönetmekle görevlendirilecekti”(11) şeklindeki bilgileri okura sunmaktadır. Burada hemen belirtmekte fayda var,Fazlı Necip aslında Sabetaycıların Yakubiler koluna mensup bir aileden gelmekteydi.Hatta bu konuyla ilgili olarak iddialarımızı destekleyecek bir kitapta daha sonra gelen kuşaklarca kaleme alınmıştır( 12),zaten dikkatle incelendiğinde de görülecektir ki Selanik’te o dönemde mason lo- caları ve tarikatlerde etkili olan Türk ve müslüman kimlikli aydınların pekçoğu sabetaycıdır(13) ,aslında bunu da normal karşılamak gerekiyor,çünkü sabetaycılar 20.yy ın başlarına gelindiğinde dini kurumlarını giderek ortadan kaldırmışlardı ve o dönemlerde de yahudilik dinine geri dönme arzularının da kabul edilmemesi neticesinde neredeyse ateist bir hayat yaşamaktaydı- lar.Hiçbir manevi dayanakları kalmayan bu insanların bu yıllarda ve köken olarakta onların soylarından gelen diğer kuşakların üye lerinin de sabetayc kökenli olmaları bir raslantı değildir.Nite kim bugün bile Hür ve Kabul Edilmiş Mason Locası’nın Grand Comandör(ya da Türkçe karşılığı ile Hakim Büyük Amir)leri’nin de yine Kapancılar koluna mensup bir aileden gelmesi de şaşırtıcı olmamalıdır.
Dumont’un Veritas’a ilişkin sunduğu diğer bilgiler arasında 1908 başında Loca’nın onbeş müslüman üyesi bulunuyordu(13 ) savıda biraz geçersiz kalmaktadır.Çünkü burada ismi verilen Osman Adil,Faik Nüzhet(daha sonra bakanlıkta yapacaktır),Talat İsmail, Fazlı Necip ve Mehmet Servet Bey’ler bizim tespit edebildiğimiz sabetaycı kökenli üyelerin sadece en tanınanlarıdır.
Yalnız burada dikkat edilecek bir nokta daha var;sabetaycılar genel olarak kendi aralarında üç farklı alt gruba bölünmüşlerdi ve grup üyeleri kesinlikle birbirleriyle irtibatta bulunmamaya çalışırlardı.Fakat araştırmalarımız bize gösteriyor ki masonluk hangi gruba dahil olurlarsa olsunlar,örgütün temel hedefi olan kardeşliği(biraderlik) her konuda istisnasız olarak yaşamaktaydılar.
Sonuç olarak şunu belileyebiliriz,imparatorluğun artık herkesin kendi başının çaresine bakması yoluna girdiği bir döneminde o zamana kadar hemen hemen hiç bir ciddi politik harekette bulunmamış sabetaycı aydınlar için masonluk sosyalleştikleri bir örgüttü.Üstelik giderek tümüyle etkisini yitiren dinsel kurumlarına bir alternetif olarak bu cemiyet onların manevi boşluklarının giderilmesinde de önemli bir role sahipti.

DİPNOTLAR
1-Bugün hala Türkiye’de radikal grupların hedefi durumundadırlar.Bu konudaki yaklaşımlar için C.Rifat Atilhan,Yesevizade,Sadık Albayrak gibi yazarların yapıtları örnek olarak gösterilebilir.
2-Bu konudaki ayrıntılı bilgi için Ilgaz Zorlu,500.Yılında Unutulan Bir Cemaat:Dönmeler ,Tarih ver Toplum,Eylül 1992 Sayı:105 adlı makaleye başvurulabilinir.
3-“Sabetaycılara Ait Bir Dua ve Dinsel Anlamları”, Toplumsal Tarih Haziran 1994 Sayı:6
4-“Sabetaycılık ve Osmanlı Mistisizmi” Toplumsal Tarih. Ekim 1994 , Sayı:10
5-Paul Dumont, Grand Orient de France Arşivlerinde Osmanlı İmparatorluğu XIX Yüzyıl Ortası ile 1.Dünya Savaşına Yakın Dönemde İstanbul’da Fransız Obedyansına Bağlı Mason Locaları,Çev:Dr.Rifat İnsel ,Mimar Sinan Yay. No:7, İstanbul 1984 s:70-71
6-Dumont a.g.e. s:70-71
7- Dumont a.g.e. s:72-73
8- Dumont a.g.e. s:74
9-Dumont a.g.e. s:74
10-Bu eserin çevirmeni kendisi de yüksek dereceli bir mason olan Dr.Rifat İnsel ölümünden bir süre evvel yaptığımız karşılıklı görüşmede yazarın sabetaycıların masonlukla ilgisini belirten görüşlerini -ki sanıyorum bunlar birkaç cümleden ibarettir- çevirmediğini söylemiştir.Sabetaycı üyelerinin çokluğundan olsa gerek hem Fransız ve hem de İskoç Obedyansı’na bağlı localarda konuyla ilgili konuşma talepleri hep engellen miştir.
11-a.g.e s:78
12-Yeni Asrın Selanik Yılları (Türkmen Parlak,İzmir) adlı eserde Bilgin ailesinin soyağacı yine maalesef kasıtlı olarak çarpıtılmış bu ailenin kökeni konusunda garip iddialar ortaya atılmıştır.Bu konudaki ayrıntılı bilgi için Toplumsal Tarih’te Haziran 1994 te yayımlanan “Sabetaycı Kültüre Ait Üç Soyağacı Belgesi” adlı makaleden yararlanılabilinir.
13-Dumont age s:78
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

31 MART TÜRK DEĞİL, YAHUDİ İHTLİÂLİ

Salı, 20. Haziran 106

Carasso mühim rol oynuyordu. Balkan cemiyetini de avucuna aldi ve gerek yerli ve gerekse yabanci Yahudiler yeni hükûmetin hevesli destekleyicileri hâline geldiler. Öyle ki, bir Türk’ün ifade ettigi gibi; herkesin Ibrânî-Yahudi cemiyetinin casuslugunu yapmaya koyuldugu ve ihtilalin (yani 31 Mart’in) Türk’ten ziyade Yahudi ihtilaline benzedigini söylüyorlardi.
Müslümanlarin masonluga karsi büyük nefreti vardir. Onu dinsizlikten beter sayarlar. 13 Nisan 1909’da bu unsurun önemini inkâr etmek mümkün degildir. Fakat dikkati çeken nokta, Selanik’ten Istanbul’a yollanan dört taburu Kâmil Pasa geri göndermek istemis, ayaklanmayi, sözüm ona gerici hareketi yapan taburlarin basinda Selanikli farmason Kripto-Yahudi Resmi Bey ve emrindeki askerlerin davranislarindan dolayi askerî mahkemeye sevkedilmeleri gerekirken, Sultan Mehmed Resad’a yâver tayin edilerek taltif olundu.

”İSRAİL’İ EZEN”İ DEVİRMENİN SEVİNCİ
Sultan Abdülhamid’in tahttan indirilmesinden sonra Selanik’teki Yahudi gazeteler, ”Israil’i ezen” sultandan kurtulduklari için sevinçli yazilar yazdilar. Zira, Abdülhamid, siyonist lider Theodor Herzl’in Musevilere kirmizi pasaport istegini iki defa reddederek, siyonistlerin Filistin’deki emellerine mani olmustu. Sultan Abdülhamid’in tahttan indirilmesinden sonra Hamburg’daki 9. siyonist kongresinde ”Türk Ihtilalinin Mucizesi” Yahudi basarisinin dogurdugu sevinçle kutlanmisti.
Ayni zamanda, kabiliyetli farmason Kripto-Yahudi ve Selanik Milletvekili Cavit bey, Maliye Bakani oldu. Farmason olan Talat Bey, Içisleri Bakani yapildi. Basvekil Hilmi Pasa da mason olmak için müracaatta bulunmus.

ASKERÎ MAHKEME SUBAYLARININ ÇOĞU FARMASON
31 Mart üzerine iki sene örfî idare (sikiyönetim) ilan edildi. Askerî mahkemelerdeki subaylarin çogu farmasondu. Meclis’e verilen emirle çok siki bir basin kanunu çikti ve Selanikli bir Yahudi Basin Bürosu Müdürü yapildi. Bu çok kudretli bir mevki idi. Zira, böyle bir mevkiye sahip kisi, istedigi gazeteyi ”yeni rejimi tenkit -ki buna gericilik deniliyordu-” suçuyla kapatabiliyor, sahibini veya yazi isleri müdürünü askerî mahkemeye sevkedebiliyordu.

DEVLET TAMAMEN YAHUDİ VE MASONLARIN ELİNE GEÇTİ
Osmanli telgraf ajansi Bagdatli bir Yahudi emrinde baslatildi. Selanikli bir Yahudi de Adalet Bakanligi’na da danisman getirilme tesebbüsü yapildi.
Istanbul’daki Ittihat ve Terakki Baskani Selanikli bir Yahudi ve masondur. Baska bir Selanikli Yahudi mason, belediye baskani oldu. Misirli mason, Prens Halim Pasa, belediye baskan yardimcisi oldu. Ayni zamanda eski polis teskilatinin yerine polis ve jandarmayi kontrol eden bu teskilatin basina da Selanikli bir mason Yahudi getirildi.
Ayni zamanda farkedildi ki Makedonya ve diger memleketlerin köylerinden sehir merkezlerine kadar her yerinde muhtarliklar gibi farmason localari açilmaya baslandi. Sadece Istanbul’a 12 mason locasi bir seneden az bir zamanda açildi.
Localarin gizliligi aslinda ”açik” oldugunu iddia eden Ittihatçilar’in gizli faaliyetlerini sürdürme ve mevkilerini muhafaza edebilmelerine yardimci idi.
Masonlugu kabul etmeleriyle memleketin diger büyük milli meselelerinin Türkiye lehine halledilebilecegi söyleniyordu. Böylelikle uluslararasi politikanin parçasi sayilacaklari, Ingiltere kralinin kardesi olup, Istanbul’a geldiginde onunla özel isaretlerle el sikisabilecekleri anlatiliyordu.

MASON OLMA YARIŞI
Yeni yeni kisiler eski Ingiliz locasi La Turquie’ye gelmeye basladi. Bu yolla bir Ingiliz teskilatina girdikleri telkin ediliyor, Ingiltere kralinin bu locayi destekledigi belirtiliyordu. Ittihatçilarin ordu üzerindeki nüfuzunu muhafaza edebilmesi için, subaylar, bilhassa genç subaylar mason yapiliyordu.
Bu subaylar Makedonyali Niyazi’nin dogum yeri olan Resne’den alinan isimle Resna locasina katiliyordu.
Cemiyetin (Ittihatçilarin) milletvekili ve senatörlerinin çogu ise Içisleri Bakani Talat Bey ve Maliye Bakani Cavit Bey’in mensup olduklari La Constitution locasina katiliyorlardi. Bazi muhalif milletvekilleri, bilhassa Araplar, kenara itildiklerini politik entrikalardan uzakta kaldiklarini farkedince Uhuvvet-i Osmaniye, Muhibban-i Hürriyet gibi localara girdiler. Ayrica Arnavtuluk’taki bir milyona yakin Bektâsî zaten masonluga yakin teskilat ve düsünce sahibi idi ve mason olma istegini gerçeklestirdiler.
Istanbul’daki ve diger yerlerdeki bütün mason localari, Selanik ve Makedonya’daki farmason agi gibi temel olarak Yahudiler tarafindan yönetilmektedir. Diger unsurlar yoktur.”

Muhammed Arvasi Akit Gazetesi, 25 Nisan 2000
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

ROTARY VE LIONS ÜYELERİ VE ÇALIŞMA TARZI

Sayfa içinde kelime ara

1. Bu kadar güçlü isim niçin bir araya gelmiş. Amaçları Nedir ?
2. Böylesine güçlü bir üye topluluğuna sahip Rotary ve Lions (göstermelik bir kaç iş dışında) Ülkemiz ve Milletimiz hayrına ne yapmıştır ?
3. Ülkemizin iş, siyaset, eğitim ve basın sektörünü elinde tutan bu güç birliği, Rotary ve Lionsun iddia ettiği güzel amaçlar için bir araya gelmiş olsalardı sonuç olarak mükemmel eserler ortaya konmuş olmazmıydı. ?
4. Bırakın ülke için çalışmayı aşağıda adı geçen kişilerin genelinin kendi menfaatleri için ülkemizi bile pazarlık konusu yapması (Rahmi Koç’un Kıbrısa dil uzatması, Sabancı’nın Üniversitesinde Ermeni soykırımını savunan proflar barındırması….) örgüt ve üylerinin gerçek misyonlarını gözler önü sermeye yeterli değilmidir. ?
5. Üyelerinin önemli bir kısmının özelllikle yahudi ve yahudi dönmesi (Sabetaycı) olması dikkat çekici değilmidir ?
6. Sizce Aşağıdaki kişilerin Lions ve Rotary’e katılırken düşüncesi “Körlere yardım, toplum ve insanların gelişimi” midir ? Yoksakişisel bir takım menfaatlermidir.?
7. Lions ve Rotary kulüplerinin 28 Şubat sürecinin koşullarınıda istismar ederek, manevi değerlerimize saldırmışlar ve böyle eğilimleri olan kişileri desteklemiş, kurunun yanında yaşında yakılması için çalışmışlardır. Ve sürecin sonunda Çevik Bir ve Vural Savaş’a plaket vermişlerdir. Bu tip gurupların saman altında yaptıkları bu tip işler Milli değerlerimize olduğu kadar Manevi değerlerimize de , kısacası ortak paydalarımıza karşı olan tutumlarını yeterince gözler önüne sermemektemidir ?
8. Şark meselesiyle Müslüman-Türk’e karşı olan tavrı yüzyıllardır belli olan hristiyan batı, niçin Lions ve Rotary gibi masonik örgütlere üye olanları bağrına basmaktadır ?

Aşağıda Türkiye’de faaliyet gösteren Rotary ve Lions üyelerinin çok az bir kısmının isimleri bulunmaktadır. Listeye göz atınız ve yukarıdaki soruları kendinize sorunuz.

EKONOMİ
SAKIP SABANCI (ILK KURUCULARDAN, SANAYICI)
EROL SABANCI (SANAYICI )
RAHMİ KOÇ (HOLDING PATRONU)
NEJAT ECZACIBAŞI (HOLDING PATRONU,
BILDENBERG ÜYESI)
BERNARD NAHUM (VEHBI KOÇ’UN YAHUDI ORTAGI.
BE-KO BERNARD-KOÇ DEMEKTIR.)
VITALİ HAKKO (VAKKO’NUN SAHIBI)
JAK KAMHİ (HOLDING PATRONU, )
ARMAN KARABET (TÜRKIYE ERMENI
CEMAATI SÖZCÜSÜ)
IZAK HALAVA (YAHUDI, HAHAM)
İSMAİL İŞMEN (MÜHENDIS, YAHUDI DÖNMESI)
TUNCER BEZMEN (GAZETECI, YAHUDI DÖNMESI)
FUAT BEZMEN (SANTRAL MENSUCAT SAHIBI,
YAHUDI DÖNMESI, DÖVIZ KAÇAKÇISI OLDUGU
ORTAYA ÇIKINCA ABD’YE KAÇMISTI)
ALİ KOÇMAN (ARMATÖR, TÜSIAD BASKANI IDI)
NEŞET SIRMAN (ITHALATÇI, LIONS KLÜPLERI GENEL DIREKTÖRÜ IDI)
DAVID KOHEN (SIGORTACI,AYNI ZAMANDA
BÜTÜN AILE LION’DUR)
LYONEL MAKZUME (VAPUR ACENTASI VAR,
YAHUDI, AILECE ROTARYEN,
KAÇAKCILIKTAN YARGILANDI, MAHKUM OLDU)
JACQUES JEULIN (BANKACI,OSMANLI BANKASI,YABANCI)
H. VON TIELMAN (TÜRK HOECHST GENEL MÜDÜRÜ)
FERİT VOLKAN (SHERTON GENEL MÜDÜR MUAVINI)
EDWARD KEISER (ISVIÇRE HAVA YOLLARI
TEMSILCISI, YABANCI)
BAHİR UYSALER (OTO-KOÇ GENEL MÜDÜR YARDIMCISI)
SEFER ULUSOY (OTOBÜS SIRKETI VAR )
SELÇUK YAŞAR (HOLDING PATRONU )
MEHMET YAZAR (ODALAR BIRLIGI BASKANI,BAKAN)
NİYAZİ YILMAZER (YAKAMOZ’UN SAHIBI)
ARSLAN SANIR (HEMA ESKI GENEL MÜDÜRÜ)
DÜNDAR SOYER (IZMIR SANAYI ODASI BASKANI IDI)
UĞUR PAKSOY (PAKSOY FABRIKASI MÜDÜRÜ)
CENGİZ OKAYGÜN (THY VE YEM SANAYII YÖNETIM KURULU ÜYESI IDI)
ŞAHABETTİN BİLGİSU (IZMIR TICARET VE
SANAYI ODALARI BASKANI)
METE TANRIKUT (BANKA MÜDÜRÜ )
TEOMAN TERİM (TUSAS GENEL MÜDÜRÜ)
ALİ TUZCUOĞLU (NAKLIYE SIRKETI SAHIBI)
TUNCAY SARIZI (NÜKLEER TIP UZMANI)
SEYFETTİN TOKBEY (NOTER)
BASIN YAYIN ALANINDAN
DİNÇ BİLGİN (GAZETECI,MEDYA PATRONU
HOLDING SAHİBİ )
EROL SİMAVİ (GAZETE SAHIBI)
ORHAN TOKATLI (GAZETECI)
GÜNERİ CİVAOĞLU (GAZETECI)
AKKAN SUVER (YENI DÜSÜNCE GAZETESI SAHIBI, MILLIYETÇI BILINIR)
ZİYA TANSU (IKA HABER AJANSI)
ÜMİT ATAY (BASIN YAYIN PROGRAMCISI)
AYBER SARUHAN (GAZETECI )
SARUHAN AYBER (GAZETECI)
HAGOP AYVAS (GAZETECI)
GÜNAY ŞİMŞEK (GAZETECI)
NECMETTİN TANYOLAÇ (SPOR YAZARI)
KEMAL AZİZ (GAZETECI)
HALUK SAN (GAZETECI)
ERDOĞAN SUNGUR (GAZETECI)
MEHMET SADUN ALTUNA (ESKI BASIN YAYIN
GENEL MÜDÜRÜ)
ERDOĞAN ARIPINAR (GAZETECI)
TURHAN TAYAN (GAZETECI)
METE ATABEK (GAZETECI)
SELAHATTİN ATASOY (EMEKLI ALBAY)
BAHAETTİN TATIŞ (EGITIMCI)
AKİF TATLICIOĞLU (NOTER)
YILMAZ TUNÇHAL (GAZETECI)
VEDAT NEDİM TÖR (YAZAR)
SUPHİ TÜREL (GAZETECI)
YAVUZ DOLUN (HABER AJANSI)
NEHAR TÜBLEK (KARIKATÜRIST)
FUAT UYGAN (YAYINCI)
TURHAN DİLLİGİL (GAZETE PATRONU)
HALUK CANSIN (GAZETECI)
BEKİR ÇİFTÇİ (GAZETECI)
EROL DALLI (GAZETECI)
KENAN DEĞER (TRT’CI, ANTALYA)
NURETTİN DEMİRKOL (GAZETECI)
EMİN EDİS (GAZETECI)
TEOMAN ERTAN (TRT’CI)
MÜMİN ÇEVİK (EDITÖR)
GÜNGÖR MENGİ (GAZETECI, TRT’DE
HÜKUMET TEMSILCISI)
YEKTA OKUR (GAZETECI)
ÜSTÜN ÜNÜGÜR (GAZETECI)
BAHADIR YANIKÖMEROĞLU (GAZETECI)
ARSLAN T. YAZMAN (GAZETECI)
ERTUĞRUL ZORLUTUNA (GAZETECI)
KAHRAMAN BAPÇUM (GAZETECI)
TUĞRUL ILICAK (KEMAL ILICAK’IN AKRABASI, GAZETECI)
AYKUT SÖZERİ (AKTÖR)

EĞİTİM
CEZMİ BİREN (EMEKLI AMIRAL, M.EGITIM
MÜSTESARI IDI)
İLHAMİ NASUHİOĞLU (CERRAHPASA TIP FAKÜLTESI DEKANI, DIYARBAKIR ÜNIVERSITESI REKTÖRÜ IDI) NİHAT BALKIR (BURSA ÜNIVESITESI REKTÖRÜ)
AYHAN SONGAR (PROFESÖR, MILLIYETCI TANINIR)
NECDET UĞUR (ESKI MILLI EGITIM BAKANI)
ADNAN SÜVARİ (FUTBOL ANTRENÖRÜ )
SUAT VURAL (PROFESÖR, DEKAN)
GÜRBÜZ TÜFEKÇİ (SOSYAL ANTROPOLOG )
NİHAT TÜNAYDIN (KABATAS LISESI, EGITIMCI)
MAHMUT YILMAZ (ÖGRETMEN)
ANTONIO TRUPIA (ITÜ ÖGRETIM ÜYESI)
N.A.JACQUES BATZLI (GALATASARAY LISESINDE ÖGRETMEN, YABANCI)
FREDERIC SHEPHERD (BIOLOJI ÖGRETMENI)
BÜROKRASİ
CUMHUR AKKENT (EMEKLI KORGENERAL)
ERTUĞRUL ÜNLÜER (ESKI KOCAELI VALI VE BELEDIYE BASKANI)
NUMAN URS (EMEKLI ALBAY)
ENGİN URAL (ÇEVRE SORUNLARI VAKFI BASKANI)
BÜLENT ULUSU (ESKI BASBAKAN)
HAMİT YENER (EMNIYET 1. SUBE MÜDÜRÜ IDI)
NÜVİT YETKİN (CHP MILLETVEKILI IDI)
HALİT TOKULLUGİL (BURSA ESKI VALISI)
ZEKİ YÜCETÜRK (BALIKESIR ESKI MILLETVEKILI)
ALİ BERKOL (NATO’DA GÖREVLI)
SUPHİ BAYKAM (CHP MILLETVEKILI IDI)
FAHİR İLKEL (ESKI ENERJI VE TABII KAYNAKLAR BAKANI)
SEZAİ ORKUNT (EMEKLI AMIRAL )
SEZAİ OYMAKLI (EMEKLI SUBAY)
HÜSEYİN ÖĞÜTCEN (IZMIR VALISI IDI)
TAHSİN ÖNALP (ESKI BAYINDIRLIK BAKANI)
ENVER SAATÇİGİL (ESKI VALI )
AHMET GÜNDÜZ AKTUĞ (POLIS BASMÜFETTISI)
BEDRETTİN DALAN (ISTANBUL BELEDIYE BASKANI)
ŞAHAP KOCATOPÇU (27 MAYIS VE 12 EYLÜL BAKANLARINDAN)
HAKKI KÜTÜK (EMNIYET MÜDÜR MUAVINI)
ŞERİF TÜTEN (ESKI ANKARA VALISI,ROTARY SEREF ÜYESI)
ÜLKÜ SÖYLEMEZOĞLU (IMAR ISKAN BAKANLIGI MÜSTESAR YARDIMCISI)
ÇETİN ANUNCAN (DENIZ SUBAYI)
MUZAFFER ERCİŞ (EMEKLI TUGGENERAL)
YELMAN GAZİMİHAL (SEKA GENEL MÜDÜRÜ IDI)
FEYYAZ GÖLCÜKLÜ (MDP MILLETVEKILI)
RÜŞTÜ GÜNER (DSI BÖLGE MÜDÜRÜ)
SAFFET GÜRTAV (IETT GENEL MÜDÜRÜ)
MUAMMER DURAK (VALI MUAVINI)
A.A.I.HILBRAND (YABANCI, ASKERI ATESE)
WILLIAM HUDSON (ISTANBUL INGILIZ KONSOLOSU)
HERMAN BÜNEMAN (IZMIR ALMAN BASKONSOLOSU)
AKGÜN KICIMAN (DISISLERI BAKANLIGI PROTOKOL MÜDÜRÜ)
EKKES LANGER (ANKARA AVUSTURYA TICARET ATESESI)
GERARD SAMBRANA (FRANSIZ, IDARI ATESE)
ERKKI TAMMIWORI (FINLANDIYALI, BASKONSOLOS)
GEOFFREY OGDEN (ISTANBUL ABD BASKONSOLOS VEKILI)
HANS PETER SCHONI (ISVEÇLI, IDARI MÜSTESAR)
FRITZ LANGER ( ” ” ” ” )
MARSHALL BERG (ABD IDARI ATESE)
WOLFGANG ZIEBEL (ALMAN, BASKONSOLOS)
NICHOLAS BASKEY (ABD, IDARI ATESE)
DİĞER
SUAT BALLAR (AVUKAT, ESKI LIONS GENEL YÖNETMENI)
MÜNİP TARHAN (NOTER,TÜRKIYE VE DÜNYA LIONS KLÜPLERI BASKANI)
MUKBİL ÖZYÜRÜK (ILK KURUCULARDAN, YAZAR)
FAHRETTİN KERİM GÖKAY (ORD. PROF. LIONS KURUCUSU, ISTANBUL VALI VE BELEDIYE BASKANI IDI)
KEMAL ZORLU (ALTAY KLÜBÜ BASKANI IDI)
MAZHAR ÇELEBİ (ILIM YAYMA CEMIYETI BASKANI)
SERMET HÜSEYİN (ANKARA ROTARY BASKANI IDI)
KEMAL KÖKSALAN (LIONS GÜVERNÖRLERINDEN)
O. CUMHUR AKKENT (EMEKLI DR. ALBAY, ÇOCUK SATMAK VE ÖLDÜRMEKTEN YARGILANDI, CEZAEVINDE)
ÇETİN YILDIRIMAKIN (AVUKAT, TÜRKIYE LION KLÜPLERI GENEL YÖNETMENI IDI, CUMHUR AKKENT’IN DAVASINI ÜSTLENDI AMA HAPISTEN KURTARAMADI)

Sizce M. Kemal
Sabataycı mı?

Current Results

ANKETE KATILINIZ
Size göre sabataycılar…
View Stats

Powered by BravenetBravenet

BU KİŞİLER ARASINDAKİ YABANCI MİSYON MENSUPLARI DA GÖZÜNÜZDEN KAÇMAMIŞTIR!. O KİŞİLER BU KLÜPLERE CAN SIKINTISINDAN VEYA GİDECEK YERLERİ OLMADIĞI İÇİN GİRMEMEKTEDİR!.. HEPSİ SİNSİ BİRİ AMACIN PEŞİNDEDİR!. BU KLÜPLERE, YANI LIONS VE ROTARYEN’E ALINACAK ÜYELER IÇIN SU KURALLAR UYGULANIR:

1. SELECTION
2. ELECTION
3. INDUCTION
4. EDUCATION
5. ASSIMILIATION

BU KELIMELER ELEME, SEÇME, TANITMA, EGITME VE KENDINE BENZETME DEMEKTIR. BUNLARIN HEPSININ AMACI ÖZEL BIR KLÜBE KABUL EDILMENIN SARHOSLUGU IÇINDE HER SÖYLENENE HEVESLE SARILAN KISILERI, DEJENERE BATI KÜLTÜRÜ ILE YOGURMAK VE ONU KÖRÜKÖRÜNE BATI’YA HIZMET EDECEK BIRI HALINE GETIRMEKTIR!..
1984’DE ROTARY INTERNATIONAL BASKANI SEÇILEN ESKI TÜRKIYE LION KLÜPLERI BASKANI MÜNIP TARHAN:
“LIONLARIN BIRBIRLERINE KAN BAGINDAN DAHA KUVVETLI BAGLARLA BAGLI OLDUGUNU” SÖYLÜYOR!.. DAHA AÇIK BIR IFADE ILE, TÜRKIYE’DEKI ROTARY VE LIONS KLÜPLERI TÜRK YASALARINA DEGIL, ULUSLARARASI ROTARY VE LIONS YASALARINA BAGLIDIRLAR!..
TÜRKLERE DEGIL, YABANCI LIONS VE ROTARYENLERE DAHA YAKINDIRLAR!.. TÜRKLER IÇIN DEGIL, YABANCILAR IÇIN ÇALISIRLAR!.. TÜRKIYE’DEKI YARDIM FAALIYETLERI ISE GÖSTERMELIK OLMAKTAN ÖTEYE GEÇMEZ!..
YABANCILAR TÜRKLER’E DÜSMANDIRLAR, KIZARLAR… AMA TÜRK LIONS VE ROTARYENLERE, NE HIKMETSE BÜYÜK ILGI GÖSTERIRLER!.. MESELA TEKIN AKMANSOY, ALMANYA’DA “TÜRK” OLARAK KARSILASTIGI ZORLUKLARI, “ROTARY ROZETIYLE ASTIGINI” ÖVÜNEREK ANLATMAKTADIR!.. YANI ITIBAR GÖRMEK IÇIN TÜRKLÜGÜNDEN FEDAKARLIGA HAZIRDIR!..
ISIN EN KOMIK YANI NEDIR, BILIYOR MUSUNUZ?
KONU MENFAAT OLUNCA, SAGCILIK, SOLCULUK, ATATÜRKÇÜLÜK, MILLIYETÇILIK, HATTA SERIATÇILIK ÖNEMINI KAYBEDER… NICE HIZLI SOLCUNUN, ÇOCUGUNU AMERIKA’YA GÖNDEREN BURSU GÖRÜNCE, CIVATALARI GEVSER… BIR BAKARSINIZ, AGIZ DEGISTIRMIS, AMERIKA’YI ÖVÜYOR, SERBEST PIYASAYI SAVUNUYOR, HATTA MEHMET BARLAS GIBI “BAGIMSIZLIK TA NEYMIS? ARTIK HERKES KARSILIKLI BAGIMLI!” DIYE KONUSUR OLMUS!..
AMERIKALILAR BOSUNA DOLARIN ÜZERINE “WE BELIEVE IN GOD- BIZ (PARANIN) TANRI OLDUGUNA INANIRIZ” YAZMAMISLAR!… ISTE LION VE ROTARYENLER BU TIYNETTE KISILERE ROZET TAKARLAR!.. BU ONLARIN USAKLIGA MÜSAIT OLDUGUNUN DELILIDIR… SONRA NE OLUR?.. NE OLACAK??? USAKLIKTA SIVRILENLERI DE MASON LOCALARINA ALIRLAR!

YAZAN MUSA HİRAM – DERLEYEN: Eğitimci-Araştırmacı ALİ METE MERT ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

Dünyayı yöneten güçlerin en altında masonlar bulunuyor, masonlar, masonluk biliniyor; onun üstündeki grupları hiyerarşik sırasıyla yazalım :
Bilderberg Group (B.B.) : Kurulusu 1954, sadece ABD, Avrupa ve Türkiye vatandaslari içinden seçilmisler üye olabilir. Trilateral Commission ( T.C) : Kurulusu 1971, sadece ABD, Avrupa ve Japonya vatandaslari içinden seçilmisler üye olabilir. Commission of Foreign Relation (C.F.R) : Kurulusu 1921, sadece ABD vatandaslari üye olabilir. Bilderberg’in kurucu eski bir Nazi olan Hollanda Prensi Bernhard. Bilderberg ismi, Mayis 1954 tarihinde ilk toplantinin yapildigi bu kisiye ait olan Arnhem yakinlarindaki otelin isminden geliyor. Bu Nazi eskisi Lockheed Rüsvet Skandali’nda* bas aktörlerden birisi olarak gruptan ayrildigi 1976 tarihine kadar da her toplantida var zaten. Toplantilarda, siyasetçi ve önemli kapitalistler, kapitalist kurulus baskanlari, finans dünyasinin önemli isimleri, diplomatlar ilk göze çarpanlar. Toplantilarda, emperyalizmin siyaset ve ekonomi sorunlari, dünyadaki siyaset ve ekonomik durum, gelismeler irdeleniyor ve bunlara emperyalizmin çikarlari dogrultusunda kararlar aliniyor.

Toplantilara bir de gelecek için “umut” veren isimler çagiriliyor, bunlar emperyalizmin görücülügünde kendilerini tanitiyorlar. Bilderberg’e bu açidan katilanlarin kismeti açiliyor ve birden yükseliyorlar. Örnegin, Tony Blair 1993’te Yunanistan’daki toplantiya katiliyor, ardindan 1994’te parti lideri, 1997’de de basbakan oluyor. Bill Clinton, 1991-Almanya toplantisinin ardindan 1992’de baskan oluyor. Böyle örnek çok : Romano Prodi, Jack Santer, George Robertson vs

Normalde bir gündem var, ama son gelismelere göre gündem degisebiliyor. Bir otel tamamen kapatiliyor, özel hizmetliler var, silahli koruyucular kimseyi otele sokmuyorlar. Gizlilik en büyük ilke, kim ne konustu, bunu yazmak, açiklamak yasak. Her melanetin altindan çikan Rockefeller burada da çok önemli bir isim. Uluslarüstü Sirketler zaten basindan beri isin içinde elbette. NATO ile dogrudan baglantili.

Galatasaray’in eski Baskani Selahattin Beyazit bu grubun Türkiye ayagi. Toplantilarin çogunda var. Beyazit’i hatirlamayan olabilir, ünlü bir Kürt agasidir. Üst düzey mason.
Bu toplanti bir kere de (benim bildigim) Çesme Altinyunus ‘da 1975’te yapilmis. Talat Turhan bunu yazmisti. Yine yanlis hatirlamiyorsam o toplantida Ecevit var. Demirel de ya orada ya da baska yerde mutlaka var ve o da bir Bilderberg üyesi. Mesut Yilmaz da öyle.
Internet’te 2000’den 1991’e kadar toplantilara Türkiye’den katilanlari buldum liste söyle :
2000 :
TR, Çolakoğlu, Nuri; Chairman and CEO, NTV
Aydinlikçi Nuri Çolakoglu. Dogus Holding memuru ve TÜSIAD üyesi muhterem bir zattir.
TR, Kayhan, Muharrem; Vice-Chairman of the Board, Söktas, Former President, Tusiad
1999
TR – Erçel, Gazi – Governor, Central Bank of Turkey.
(Geçenlerde istifa eden Gazi Erçel, daha önce Çesme Altinyunus’un da sahibi Yasar Holding’in hortumladigi kendi bankasi Yasarbank’in da Genel Müdürlügü’nü yapmisti)
TR – Ergin, Sedat – Ankara Bureau Chief, Hürriyet.
( Cumhuriyet ve Hürriyet’in Washington eski temsilcisi. Hüsamettin Özkan’a kefil oluyorum demisti.)
TR – Kıraç, Suna – Vice Chairman of the Board, Koc Holding A.S.( Vehbi Koç’un kizi)

TR – Yücaoğlu, Erkut – Chairman, Tusiad.
1998
TR – Bayar, Uğur – Chairman, Privitization Administration
TR – Cem, İsmail – Minister of Foreign Affairs

Hitmaster.de – Kostenlose Counter und Statistik

TR – Gezgin Eriş, Meral – President IKV (Economic Development Foundation) (Iktisadi Kalkinma Vakfi Baskani)
TR – Kıraç, Suna – Vice Chairman of the Board, Koc Holding A.S.
1997

TR. Beyazit, Selahattin. Director of Companies.
TR. Bilgin, Dinç. Chairman of the Board, Sabah Yayincilik A.S (Mason)
TR. Erçel, Gazi. Governor, Central Bank of Turkey.
TR. Ergüder, Üstün. Rector, Bosporus University. (mason)
1996
Beyazit, Selahattin. Director of Companies
Erçel, Gazi. Governor, Central Bank of Turkey.
Gönensay, Emre (Turkey) Minister for Foreign Affairs
1995
Beyazit, Selahattin. Director of Companies
Hikmet Çetin Dep Pr Min Turkey
1994
Beyazit, Selahattin. Director of Companies

TR) Ali Hikmet Alp, ambassador, permanent representative of Turkey to the CSCE.
(TR) Rahmi M. Koç, chairman of the board of directors, Koc Holding A.S.
1993
Beyazit, Selahattin. Director of Companies
TR, Talat S Halman; Proffessor of Near Eastern Languages and Literature, New York University
(12 Mart’in Kültür Bakani, Büyük Masonlardan, Ismail Cem’in yeni yagcisi)
1992 listesi yok.
1991 Turkey
Selattin Beyazit
Vahit Halefoğlu (Minister of Foriegn Affairs) (Ünlü Mason)
Tugay Özçeri (Minister of Foregn Affairs) Mason, Bektaşi ve Melâmi Jöntürkler

’İN KARANLIK TABLOSU ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Cumhuriyet ISKI skandalini gündeme getirmiyordu, çünkü kendisi de bogazina kadar olayin içindeydi. Zaman, iliskinin bir yönünü söyle açikliyordu: “ISKI’nin reklam islerini yürüten ve bir musevinin sahibi oldugu Ajans Makro’nun, Göknel’in emriyle, tirajina bakilmaksizin o zaman maddi sikinti içinde bulunan y gazetesine güçlü ilanlar verdigi ortaya çikti.”
Bedrettin Dalan ise Cumhuriyet gazetesi-Göknel baglantisini söyle açiklamisti: “Cumhuriyet’in Göknel’e diyet borcu vardir. Bunu da Alev Coskun’un yönetim kurulu baskanligini yaptigi kadroyla gündemdeki ISKI olayina kulak tikayarak ödüyor.”
Cumhuriyet’in Milli Sef dönemindeki yükselisi ise, iki yahudi sirketinden aldigi destek sayesinde oldu. O dönemde Türkiye’deki gazetelerin ilan isleri, “yahudi sirketi” olan bilinen Hoffer’in, kagit isleri de yine “yahudi” olarak bilinen Burla Biraderler’in elindeydi. Onlarin tutmayacagi bir gazetenin yükselmesi, hatta yasamasi zordu. Cumhuriyet iste bu nedenle yükseldi.
Cumhuriyet’in masonik yapisi bugün de sürüyor. Örnegin Göknel’in masonlarla baglantisini saglayan Mesale locasi Üstad-i Muhteremi Prof. Selçuk Erez, Cumhuriyet gazetesi yazarlarindan. Cumhuriyet gazetesinin danismanligini da Ugur Mumcu’nun ‘holding profesörü’ olarak adlandirdigi tescilli mason Çetin Özek üstlenmis durumda. Panorama dergisinde de “Cumhuriyet Olayinin Içyüzü” kapagiyla bildirilen haberde Cumhuriyet gazetesi Yönetim Kurulu Baskani Çetin Özek’in avukatligini yaptigi bir özel televizyon kanaliyla Cumhuriyet arasinda arabuluculuk faaliyetlerinden bahsedildi. Sözen’in kurmaylarindan yahudi dönmesi Hilmi Yavuz’la Cumhuriyet gazetesi arasindaki iliskiler ise baglantinin bir baska yönüydü.
Zaman, Cumhuriyet’e ‘Hodri Meydan’ kösesinden su sorulari yöneltmisti:
Mumcu’nun bilgisayarindaki bilgilerin yayinlanacaginin duyurulmasindan bir gün sonra Musevi isadamlarindan Ishak Alaton ve Gabriel Usta Cumhuriyet gazetesini ziyaret edip, Ilhan Selçuk ve Alev Coskun’la görüstüler mi? Jak Kamhi’ye düzenlenen ‘bir tertip suikastten’ 20 gün sonra, Kamhi Cumhuriyet’i ziyarete geldi mi?

Murat mahfilinde matrikül no. 42’yle tekris olan Yunus Nadi’den, Nadir Nadi’ye , Zühal locasinda tekris edilen Mekki Sait Esen’den, Faik Fenik Mümtaz’a, Selamet mahfilinde tekris olan Ömer Rıza Doğrul’dan, Adnan Dinçer’e, Erdem locasinin matrikül no. 25 olan kurucusu Mehmet Özdemir’den, Orhan Koloğlu’na ve Hüseyin Gürel’e kadar birçok mason Cumhuriyet camiasi içinde yerini aldi. Günümüzdeki liste ise geçmistekileri aratmayacak nitelikte. Cumhuriyet’in bu masonik mirasinin bugünkü temsilcileri İlhan Selçuk’dan Hikmet Çetinkaya’ya kadar uzaniyor.
Zeki Saral’in Cumhuriyet’i konu edinen Biz Bir Aileyiz adli kitabi, “Cumhuriyet gerçegini” bütün çarpiciligiyla ortaya koyuyor. Cumhuriyet gazetesi ve perde arkasi destekçileri, Fehmi Koru tarafindan da ayrintilariyla açiklanmisti. Yalçin Küçük Cumhuriyet için ‘TÜSIAD Gazetesi’ deyimini kullaniyor. Cumhuriyet’in eski patronu Emine Usakligil’in kocasi David Tonge’un Ingiliz istihbaratinda görev yapmasi ve Cumhuriyet’in ilginç misyonu ise 2000’e Dogru dergisinde konu edilmisti. “Tonge’ler, Fuller’ler, Henze’ler ne kadar insan haklari savunucusuysa Cumhuriyet gazetesi de o kadar” diyordu 2000’e Dogru.
Zeki Saral’in Biz Bir Aileyiz kitabinin 44-50 sayfalarinda o dönemde Cumhuriyet Izmir temsilcisi olan Hikmet Çetinkaya’nin 1984 yilinda ise baslattigi ekonomi muhabiri Kenan Mortan’dan (sagda) bahsedilmekte. Kenan Mortan gazeteye büyük ölçekli holding reklamlari buluyor ve ilginç baglantilarinin da yardimiyla gazete içinde hizla yükseliyor. Kenan Mortan ‘in önlenemez yükselisinde Cumhuriyet gazetesinin bazi üst düzey kadrosunun Mortan’in baglantilarini bilmesine ragmen katkilari olmasi, Cumhuriyet gazetesinin alt kadrodan dürüst basin mensuplarini kuskulandiriyor. Saral’in yazdigina göre bu siralar Manajans araciligiyla Selim Egeli (yahudi dönmesi) bir siyasi parti adina Kenan Mortan’a ödeme yaparak Cumhuriyet gazetesinin yayin politikasini yönlendiriyor.
Peki kimdir bu Kenan Mortan?
Kenan Mortan localarda verdigi konferanslardan da tanidigimiz üst dereceli bir mason. 27 Mart 1985 tarihinde “Ephessus” locasinda, 25 Kasim 1985 tarihinde “Inanis” locasinda, 27 Ocak 1986 tarihinde yine “Inanis”locasinda Kenan Mortan’in konferanslarini görüyoruz…

Ergun Göknel ‘in masonlarla olan yakin iliskisi, ilk olarak, skandalin ortaya çikmasinda birinci dereden rol oynayan eski esi Nurdan Erbug’un gazetecilerle yaptigi bir röportaj sirasinda Göknel’in masonlarla olan baglantilarindan söz etmesiyle duyuldu. Erbug, “Ergun siyasette basari için önemli odaklari kontrol etmesi gerektigine inaniyordu. Masonlar ile iliskilerini Profesör Selçuk Erez ve Üstad Pinar Aran yürütürdü” demisti.
Bu iki isme baktigimizda gerçekten de mason, hem de oldukça kidemli birer mason olduklarini görüyoruz.
Selçuk Erez 1986 yilinda kurulan Mesale locasinin kurucu ve 1. Naziri’ydi. 1987-1988 yillarinda Mesale locasi Üstad-i Muhteremi oldu. Locaya matrikül no. 5’le kayitliydi. Mesale locasindan önceki locasi Ideal locasiydi.
Ayrica Selçuk Erez’in localarda degisik tarihlerde konferanslari var. 14 Ekim 1987 tarihinde Mesale locasinda “Kamuoyu Arastirma Metotlari” konulu bir konferans verdi. 20 Ocak 1988 yilinda yine Mesale locasinda “Kimligimiz” konulu bir konferans verdi. 25 Nisan 1989 yilinda bu kez Nilüfer locasinda “Masonlugun Kurulusu” konulu bir konferansi yer aldi.
Mesale locasi ilginç bir loca. 1987-1988 yilinda bu locanin Üstad-i muhteremi olan Selçuk Erez, locada SHP’li Kadiköy Belediye Baskani Cengiz Özyalçin’la beraberdi. Daha önce Sevgi locasi biraderlerinden olan Cengiz Özyalçın, Selçuk Erez’le beraber Mesale locasinin kuruculari arasinda yer aldi.
Bu arada, Selçuk Erez’in, Göknel’le birlikte seçim sirasinda Nurettin Sözen için çalistigini da unutmayalim. Sözen’in seçim karargahinin aslari Ergun Göknel ve Selçuk Erez’den baska Alev Coşkun, Metin Kavuk, Muhittin Tığlı, Biltin Toker, Hilmi Yavuz, Osman Ataman gibi isimler de yer aliyordu.
Selçuk Erez, Sözen’le Göknel’in tanismasina da araci olmustu. Yerli Bilderberg görünümündeki Taksim toplantilari, biraderlerin dostlugunu daha da pekistirmisti.
Ergun Göknel’in baglantilarini genisleten bir baska mason dostu ise azönce ismini saydigimiz Pinar Aran’di. Masonlar için yayinlanan Mimar Sinan dergisinde, 21 Mayis 1984 tarihinde Özlem locasinda Pınar Aran’in “Washington-Arlington Mabetlerinin Ziyaret Intibalari” konulu bir konferans verdigini görüyoruz. Bu belge Washington’daki localarla baglantiyi Pinar Aran’in sagladigini gösteren önemli bir delil.
Ergun Göknel’in yanindaki masonlar bununla sinirli degildi. Ergun Göknel’in bosanma avukati Üstad Mason Çetin Yildirimakin’di. Çetin Yıldırımakın 1531 matrikül no.’suyla Gün mason locasina kayitli. Daha önce Türkiye Lions klüpleri baskanligini da yürüten Yildirimakin masonik camianin kilit isimlerinden. Çetin Yildirimakin Türkiye Fikir ve Kültür Dernegi adi altinda faaliyet gösteren masonik kurulusun Defne grubunda skandalin bir diger kilit ismi olan Bensiyon Pinto ile beraber faaliyetlerini sürdürmekte. Sakül Gibi adli mason dergisi, Yildirimakin’dan söyle söz ediyor: “1982-1983 Lions Genel baskani olan Çetin Yildirimakin Gün Locasinin Üstad-i azami ve kurucusudur. 33. dereceden bir mason olan Yildirimakin ayni zamanda Türkiye Yüksek Mason Surasi üyesidir.”
Ilginç olan, Yildirimakin’in Göknel’den para almadan avukatligini yapmasiydi
(…)
Loca tarafindan Ergun Göknel’in rüsvet ve yolsuzluk konulari için görevlendirilen avukat ise yine bir Üstad-i Muhterem: Önder Öztürel. Önder Öztürel Türkiye Fikir ve Kültür derneginin 2 Haziran 1992 tarihli toplantisina katildi. 26 Haziran 1992’de 29. dereceden 30. dereceye yükseldi. Yine ayni yil içinde Üstad-i Muhterem oldu. 21 Mart 1986 yilinda Kültür Locasinda “Düsünüyorum O Halde Varim” konulu konferans verdi. 12 Haziran 1987 yilinda yine Kültür Locasinda “Kuvvetin Felsefesi” baslikli bir konferansi yer aldi. Öztürel ayrica 27 Ekim 1989 ve 9 ekim 1990 tarihlerinde yine Kültür locasinda iki konferans verdi. (H. Yahya, Yeni Masonik Düzen)
GÖKYÜZÜ

7 Responses to “SABETAYCILIK VE MASONLUK”

  1. Demir Hakikat Says:

    Mustafa Kemal Atatürk’ün, Muhteşem duruşu, Her Fotoğrefındaki Poz Verişi, Her Fotoğrafta hiç bir rasgelelik olmaması, Her Konuşmasının muhteşem olması, her lafının seçme ve mükemmel olması, çok çok iyi bir eğitimden gelme olduğunu göstermiyor mu?, Her şey doğuştanmı? Bütün herşey çok iyi bir senaryo titizliği içinde, mükemmel, kusursuz. Bu kadar kusursuzlık ta dikkat çekiçi doğrusu. Çetin Yıldırım akın da böyle biri Kusursuz konuşmalar, Kusursuf Fotoğraflar ve yapılan kusursuz işler, çok ilginç. Deyil mi yoksa?

  2. yakamoz Says:

    BU LİSTEDE İSMİ GEÇEN NİYAZİ YILMAZER ARTIK TUNALI HİLMİ CAD. DEKİ KUĞULU PARK YANINDAKİ YAKAMOZ BALIK RESTORANTININ SAHİBİ DEĞİLDİR. YAZINIZ BİZİ CİDDİ ANLAMDA ZARARA UĞRATMAKTADIR. BU KONUDAN DOLAYI ÜZÜNTÜLERİMİZİ BİLDİRİR GEREĞİNİN YAPILMASINI RİCA EDERİZ…
    İYİ ÇALIŞMALAR…

  3. karısık Says:

    ya ataturk olayı sadece bunlaıspat ya da dusunmemızı saglamak ıcın az bı yorumdegılmı fazlası lutfeenn

  4. karısık Says:

    demirhakıkat için di yorumum

  5. faruk Says:

    benim 2 tane yorumum vardı silinmiş bumu adalet işinize gelmeyeni siliyorsunuz sonrada kafanıza göre yoruma yorum katıyorsunuz yorumlarımın görünmesini istiyorum

  6. faruk Says:

    fikirlerinden gerçekten harbiyseniz yorumlarımı yayınlarsınız yorumlarımam yorum katmadan gerçekleri yazdım değilmi onuda gizlediniz o zaman burda ne amaç peşindesiniz siz ataturk sabatay değildi…yorumum bu başlık altındaydı ama sildiniz malesef

  7. Mustafa Says:

    Osmanlının son zamanlarındaki resimlere baktım babı al-i baskınıyla ilgili bir haberin resminde paşaların tiplerinden bile yahudi olduğunu anladım türke veya balkanda yaşayanlara benzemiyordu mesela talat bey bunlardan biri araştırmadan yahudi olduğunu anladım.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: